Birlikte hareketli,eğlenceli koca bir ay geçirdik kuzum. Temmuz boyunca babaannen ve dedenin yanına Ayvalık'a yerleştik. Babacığın senden ayrı kalamadığı için üşenmeden her hafta sonu geldi.
İlklerin arasına İstanbul-Edremit arası ilk uçak yolculuğunu ekledin..Gidiş sorunsuz geçti, emerek uyuya kaldın. Dönüş yolculuğundaysa ortalığı yıktın. Uçaktan inerken hostesler bile "ağlama sesleri bu zilliden mi geliyordu? " diyerek rahatsızlıklarını dile getirdiler:)
Bu ayın en önemli gelişmesi olan, ek gıdaya geçiş için en doğru adresteydik. Her gün dedenin yetiştirdiği organik taze sebze ve meyvelerle beslendin. İlk denememiz elma püresi oldu. Babaannenin tecrübeleriyle kabızlığın üstesinden geldik. Seninle evde yalnız olsaydık kaka yaparken çektiğin acı ve gözyaşlarına karşılık elim ayağıma karışır, oturup ağlardım diye düşünüyorum. 3 gün boyunca kaka yapamadığın oldu. İncir, kayısı, armut yedirdik. Sıcak sulara oturtup, zeytinyağı sürdük ama nafile:( Sonunda fitili kullanmak zorunda kaldık. Etkisiyle 3. gün akşamına yapınca herkes mutluluktan havalara uçtu. İstanbul'dakilere, halalara, teyzelere, herkeslere haber verildi:) Ara ara yine kabızlık çektin ama anladım ki bu ek gıdaya alışma süreciydi, sen ve bağırsakların da ek gıdaya yavaş yavaş alıştınız. Umarım bir daha yaşamayız.
Koskoca bir ay geçti, gitti. Herşey için dedeyle, babaanneye teşekkür ederiz. Şimdi eve dönüşte seni nasıl zaptedeceğim diye kara kara düşünüyorum:)
No comments:
Post a Comment